1
26 Haziran 2009 Cuma 10:30 tarihinde yazıldıktan sonra olarak etiketlendi.

Bu köylü milletin efendisidir lafı biraz "türk muhafazakar siyasetçi ayarcılığı" koksa da ben de sonuna kadar katılırım..köylü milletin efendisidir.Hele ki geçen hafta kadim dostum erdemin yanına yaptığım ziyaret sonrası bu düşüncem iyice pekişti.
köyülü efendi dir. serserliği yoktur büyüğüne karşı saygısı vardır küçüğüne karşı sevgisi vardır..
köylü efendidir çünkü emekçidir dur durak bilmeden çalışır ekmeğini tam anlamıyla taştan çıkarır..
ve asıl mevzu, köylü efendidir..yanına gelen misafirlere bile acımayan, sabahın köründe ayağa diken, karın tokuluğuna tüm gün çalıştırandır. efendi köle zincirinin ilk halkası olan efendidir.köprüden kanala düşen misafirine gülen,duvar ördüren, saman toplatan, öküzlere çobanlık yaptıran, boru taşıtan ve akla hayale gelebilecek her türlü köy işini aynı günde zengin bir mönü halinde önünüze sunan efendidir.
Bir gün tekrar görüşmek üzere "güle güleyin" sarımeşe:):)

Bu yazıya 1 yorum yapıldı
0
25 Haziran 2009 Perşembe 01:24 tarihinde yazıldıktan sonra olarak etiketlendi.

Mutluluk bir hediyedir.Ani bir ışıltı kadar kısa sürer ve buna değer...Sonra acı başlar ve ağır ağır sarar her yanımızı...Sevdik bir kere dediklerimizi kaybetmemnin acısı bir kanser gibi yayılır her yanımıza..Acımızı bir kez daha katlar hayatın daletsizliği. Ve susarız..çünkü bu kadar acı ve kederi anlatmaya sözcükler yetmez.Ve dinlediğimiz şarkılara sızar..Bunlar mutlu sonla biten aşk şarkıları değil, kaybettiklerimize yakılan ağıtlar olur..
Hırçın türkülerin berrak yüzü..Dünyaya bildirdiğimiz sevgi..Bu ülkenin kuzeyinden kesilmeyen umut..Kazım Koyuncu..Boynuna o yeşil fuları sarıp, inadına gece trenlerine binen,inadında sokaklarda mızıka çalıp,vurulan ama ölmeyen,güzel bakışlı asi çocuk..Sevdik bir kere ve yazdık bunu soğuk beyaz bir mermere..


* onu unutmayacağız

Bu yazıya 0 yorum yapıldı
0
14 Haziran 2009 Pazar 02:40 tarihinde yazıldıktan sonra olarak etiketlendi.

Malumunuz seda sayan ablamız pepsinin yeni reklam yüzü oldu. koskoca pepsi neden seda sayan ı seçti diye düşündüm ama reklamın senaryosuna bakınca hak verdim.
Reklamda oğlunun eğitimi için 10bin liraya muhtaç bir ANNE nin karşısında oynayacak yüzün, hemen hemen aynı yaşlardaki oğlunun keyfi için 500bin liraya araba almış olan bir ANNE olmasından daha isabetli bir karar yoktur heralde.
Sonra bide karşılıklı göbek falan da atıyorlar toplumsal uzalaşma hesabı ohh.. misss
bayıldım ben bu reklama

Bu yazıya 0 yorum yapıldı
0
13 Haziran 2009 Cumartesi 10:40 tarihinde yazıldıktan sonra olarak etiketlendi.

Yine başladım Don KİŞOT u okumaya.Lisedeyken okumuştum ama düşündümde her yaşta okunmalı bu kitap.Başkada bişi yazmak gelmiyor içimden.Nazım usta zaten CERVANTES ten daha güzel anlatmış Don KİŞOT u 1947 yılında yazdığı şu şiirle...


DON KİŞOT

Ölümsüz gençliğin şövalyesi,
ellisinde uydu yüreğinde çarpan aklına,
bir Temmuz sabahı fethine çıktı
güzelin, doğrunun ve haklının :
önünde mağrur, aptal devleriyle dünya,
altında mahzun, fakat kahraman Rosinant'ı.
Bilirim,
hele bir düşmeyegör hasretin hâlisine,
hele bir de tam okka dört yüz dirhemse yürek,
yolu yok, Don Kişot'um benim, yolu yok,
yeldeğirmenleriyle dövüşülecek.

Haklısın, elbette senin Dülsinya'ndır en güzel kadını yeryüzünün,
sen, elbette bezirgânların suratına haykıracaksın bunu,
alaşağı edecekler seni
bir temiz pataklayacaklar.
Fakat sen, yenilmez şövalyesi susuzluğumuzun,
sen, bir alev gibi yanmakta devam edeceksin
ağır, demir kabuğunun içinde
ve Dülsinya bir kat daha güzelleşecek...

Bu yazıya 0 yorum yapıldı
1
10 Haziran 2009 Çarşamba 02:45 tarihinde yazıldıktan sonra olarak etiketlendi.

Hayatta hazetemedim matematikten.Sevmiyorum yahu sevemiyorum.Hayatta da işim olsun istemedim.Ancak kpss çalışmaya çalıştığım şu günlerde mecburi bir ilişkim var matematikle.Şimdi benim bu matemetikle vakit geçirebilmem için biraz sevebilmem gerektiğinden, sevilecek yanlar aramaya başladım.
Buldum."Asal Sayılar". Sadece kendilerine ve 1 e bölünüyorlar ya sanki aksi bi tarafları varmış gibi geliyo bana."Ne lan öyle yalama gibi 3 e 5 e bölüneyim" der bi halleri var gibi.Ne bileyim mesela "13" "12" den daha delikanlıdır benim gözümde, ne öyle 2 gelsin bölsün 3 gelsin bölsün 4, 6 ohooo öyle iş mi olur.
Valla ben bu asal sayılardaki üniter yapıya bayıldım.Bir bütün halindeler.Net bir duruş sergiliyorlar. Bölücülüğe de karşılar.Darısı tüm dünyanın başına..

Bu yazıya 1 yorum yapıldı
2
3 Haziran 2009 Çarşamba 04:25 tarihinde yazıldıktan sonra olarak etiketlendi.
İstanbuldayık geçen.Kadıköy dolmuşundayız koşuyoluna doğru seyahat halindeyiz.Dolmuşa bizim okuldan bi cocukla iki tane "melaba ben jale" bindi.Sohbetlerinden anladığım kadarıyla bizim eleman spor yapmış kızlarda izlemiş.Spor dedikleride tek pota basketbol.Ama görmeniz lazım cocuk sanki vilyım volıs la ingiliz ordusuna karşı savaşmış. O kadar vakur o kadar snob ki...Bu durumu yaratan da "jale"lerin tepkileri.cocuk kıza sen otur dedi "jale" de : "ay olur mu canım sen spor yaptın" dedi???
Ne oluyo lan, biz de o kadar halı saha maçı yaptık daha ben böyle bi muamele görmedim...bizde koştuk bizde terledik... takım için bizde fedakarlıklar yaptık, kah güldük kah üzüldük ama bilemedim valla???

futbolun endüstriyelleşmesine karşıyız ama düşman yanlış galiba, sporun halleşme malzemesi olmasına karşı savaşmalıyız bundan sonra...

Bu yazıya 2 yorum yapıldı